-
-
-
İmrahor Çeşmesi (III. Murad Çeşmesi)

İmrahor (III. Murad) ÇeşmesiKlasik dönem Türk sanatının dengeli, orantılı, zarif bir örneğini teşkil eden bu küçük eser, Kâğıthane'nin, 20. yüzyıla geçebilen en eski yapılarından biridir.

İmrahor Kasrının yol aşırı kuzeyinde, Kâğıthane çayının üstünde yeralan Sünnet Köprüsü yolu üzerine, Kâğıthane mesiresinin tam ortasına Sultan Üçüncü Murad'ın talimatıyla Mirahur Nuh Ağa tarafından yaptırılmıştır.

''Yönü Haliç'e doğru kurulmuş, bütünüyle mermerden küçük bir anıt gibi olan çeşmenin ön yüzü kemerlidir. Kemer, Bulgaristan'dan getirilen yedisi som ak, sekizi kırmızı toplam 15 adet birbirine geçmeli (zıvanalı) mermerden yapılmıştır. Kemerin içinde ortada klasik üslupta çerçeveli bir ayna taşı vardır. Hemen üst tarafına içme taslarının konulması için bir çift yuva yapılmıştır. Bunlar civan kaşına benzetilen kemerin altında hareli iki göz gibidir. Üstünde dev bir kandil kabartması görülür. Ayrıca vazoda karanfiller, laleler, güller şeklinde yapılmış kabartma süslemeleri mevcuttur. Üst köşelerinde alt ve üst uçları kum saati biçiminde işlenmiş sütunçeleri, en üsttede boydan boya 'tomurcuk' da denen süslemeleri vardır. İnce profilli silmelerle çerçevelenmiştir. Önünde yumurta şeklinde bir havuzu bulunmaktadır.

1997’de çalınmaya kalkışılarak kırılan kitabesi, 16. yüzyılın ünlü hattatı ve şairi Sâî Çelebi tarafından yazılmış ve yapmıştır. 18 mısralık bu manzum kitabe, ilk yapıldığında yaldızlıdır ve şöyle yazar:

'Hamdülilalah Hazret-i Sultan Murad
'Adl ile avaze saldı kişvere
'Geldi bir gün ol Hızır seyre zaman
'Bu çemenzâr-ı lâtif ol Hızıra
'Dedi lâyık olsa bir çeşme bina
'Padişah-ı ber bende-i farman berre
'Bende-i dergâh-ı Mirahûr Ağa,
'Su götürdü bu makam-ı bühtere
'Ol Muhammed nam emr-i Şah ile
'Yapdı bir çeşme bu âb kevsere
'Zulmet içre geçdi bu ayni görüb
'Çeşme-i hayevan hicabından yere
'Ta içen bu çeşmeden ide dua
'Zillühak Şah-ı raiyyet pervere
'Daima Hak Padişâh-ı âlemin
'İde cay-i hükmünü bahr ü berre
'Sâ-i dai didi tarihini
'Nuş-i cân olsun içen müminlere.'

II. Abdülhamit Kağıthane'deki saray, kasır ve çeşmeleri onartırken, bu çeşmeyi de tamir ettirir. Bunu belirten kitabe ise çeşmeye o zaman ayrıca işlenmiştir ve şöyle yazar:

Arz iden Feyzi kulu in-şasına târih-i tam,
'Yapdı lûtf-i Padişâhî çeşme-i mâ-ül hayat (1310)

Mermer aynası, kemer taşları, yumurta havuzu, üst tomurcuk süslemelerinin tamamı peyderpey çalınmıştır. Günümüze ulaşamayan çeşmenin, Kağıthane Belediyesi bünyesinde başlatılan ilçe tarihini derleme çalışmaları çerçevesinde ulaşılan kimi parçaları 2008’de oluşturulan Kağıthane Açık Hava Müzesi’ne kaldırılmıştır.